on altı eylül iki bin on: Yazmayacaktım. Kendimi oyalayacak bir şeyler aranarak Taksim’e çıktım. Karnımı doyurunca beynimde birkaç ağrının iyimser bir hisle yayıldığını duyumsadım. Gözlerimin önünde gemideymişim gibi küçük sarsıntılı dalgalanmalar oldu. Arayı fazla açmadan henüz aldığım paketten bir sigara tutuşturuverdim dudaklarıma.
Kahveye indim. Beni buraya çeken eski günlerimin saygınlığını ve şahsiyetini düşündüm. Ne olsa erkek kahvelerinin kadın özlemiyiz biraz da… Sonra o kadını… Buraya gelip onca erkeğin içinde kağıt tutuşunu, sanki kadınlara ait hiçbir şeyi yokmuş gibi sigara yakışını ve sinirlenince savurduğu küfürleri…
Düşündüm: Sonunda dönüp dolaşıp geldiğimiz yer içimizdir. Düşündüm, son zamanlarda kendime ait hamlığın bir sebebinin de yalnızlığıma saldıran bu acımasız kız da saklı olduğunu. Arkadaşları özledim uzun uzun. Pektir iyi bir film izlemediğimi, bu kadar kitabın içerisinde uzun zamandır kalbimdeki özlemi dindiren bir kitap bulamadığımı…
Yukarı sahaf festivali açılmış. Tam girecekken içeri ürperdim bulamayacağım diye benim açlığımı doyuran bir kitap, bir kadın eli. Halbuki ilk dokunduğunda bilmiştim ki bir kadın elidir bu. Şimdi o uzak. Olan şey bir takım yorgunluklar onun ve benim aramın dışında. Aramızı gereksiz ayrıntılarla, tiksintilerle dolduran bir şey.
Kimse yokmuş gibi karnımı doyurduğum dükkan sahibine uydurduğum hikayeler anlattım. Aramızda yalan hikayemdeki ortak anlayışlar için bir yakınlık peyda oldu. Hesabı ödedim ve konuşmaya biraz daha devam etti. Beni dinliyor, aynı kanaatte olduğunu kibarca söylüyordu. O söyledikçe konuştum konuştukça tek bir dinleyenim yokmuş gibi rahatladım. Üstümden büyük yükler hafiflemiş gibi bir his…
İkimizden başka her yer dediğimde elini böyle tehdit eder gibi kaldırdı. Sesi erkek ve tavrı. Eline sahip çık gibi bir şeyler dedi. Korktum ve bayırdan aşağı doğru çok utanarak indim. Dokunsalar ağlayacaktım, dokunsalar dünyaya saldıracaktım. Peşine düştüm, onun yaşaması gereken utançları da yaşayarak ve bin bir tane pişmanlıkla beraber…
Bunları hatırla diye yazıyorum.